(Elazığ Eczane Teknisyenleri Derneği)

Mevlana Haftası (7-17 Aralık)

Mevlana Haftası (7-17 Aralık)

Mevlana sadece ülkemizde değil dünyada da bilinen, düşünceleri kendi çağı kadar asırlar ötesini bile etkilemiş bir düşünce ve din adamıdır. Hoşgörü ve dinde kolaylığı anlatan “Ne olursan ol, gel!” sözü kainatı kucaklar. Bu büyük kanaat önderi ve düşünce adamını anmak ve fikirlerini daha iyi anlamak amacıyla Aralık ayında Mevlana Haftası kutlanmaktadır.

Mevlana’nın söylediği, “Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız! Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir” sözü tam da bu durumu özetleyen çok anlamlı bir sözdür. Yaşamını “Hamdım, piştim, yandım” sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 pazar günü Hakk’ın rahmetine kavuştu.  Her yıl, Mevlana’nın ölüm yıl dönümü olan 17 Aralık tarihlerine denk gelen haftalarda yapılan ve Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri olarak isimlendirilen törenler, halk arasında “Şeb-i Arus” olarak bilinmektedir.

 Mevlana’nın nezdinde Şeb-i Arus törenleriyle Kul’un Yaratıcısına kavuşmasının kutlamaları yapılmaktadır. Hz. Mevlana’nın doğum yılı olan 30 Eylül 1207 tarihine vurgu yapılması bakımından, Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO), Mevlana’nın 800’üncü doğum yılı olan 2007 yılını “Mevlana Yılı” olarak ilan etmiştir. Mevlana Celaleddin-i Rumi hepsi birbirinden değerli çok önemli eserler bırakmıştır. Eserleri: Mesnevi Büyük Divan (Divan-ı Kebir) Fihi Ma-Fih (Ne varsa İçindedir) Mecalis-i Seb’a (Mevlana’nın 7 vaazı) Mektubat (Mektuplar) “Yaratılmışların En Değerlisi İnsandır” felsefesine ve engin bir insan sevgisine sahip olan Mevlana, yüzyıllardır hoş görünün, kardeşlik ve barışın simgesi olmuştur. Özellikle içinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan karmaşa, savaş ve gözyaşının bir an önce bitmesi dileğiyle Mevlana’nın her biri üzerine ciltlerce kitap yazılacak 7 öğüdünü paylaşmak istiyorum. Hepimizin daha hoş görülü, daha hak hukuk gözeten bireyler olmamız dileğiyle.

Mevlana’nın Yedi Öğüdü

  1. Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.
  2. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
  3. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
  4. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
  5. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
  6. Hoşgörülülükte deniz gibi ol.
  7. Ya Olduğun Gibi Görün, Ya Göründüğün Gibi Ol.

1207 yılında günümüz Tacikistan sınırları içerisinde kalan Belh bölgesinde dünyaya gelen Mevlana önemli bir devlet mevkisinde görev yapan babası 13. Bahaeddin Veled’in zamane hükümdarı ile ters düşmesi nedeniyle aile olarak Anadolu’ya göç etmiştir.

Asıl adı Muhammed bin Muhammed bin Hüseyin el-Belhî olup “Mevlana” onu yüceltmek için kullanılır. Mevlana kelimesinin manası “Efendimiz” demektir. Ayrıca lakabı da “Celaleddin” dir. Anadolu o zamanlar Rum diyarı olarak anıldığı için Ona Rumi de denmektedir. Böylece Mevlana Celaleddin Rumi adı ortaya çıkmıştır.

Babası öldükten sonra 1232 yılından itibaren Seyyid Burhaneddin’den ders alan Mevlana genç yaşta bile saygı duyulan alimlerdendi. Şemsi Tebrizi ile karşılaştıktan sonra Mevlana maneviyatta farklı bir boyuta geçmiştir. Onun manevi olarak gelişmesinde Şemsi Tebrizi’nin büyük payı vardır. Ancak Mevlana’nın Şems ile tanıştıktan sonra halk ile münasebetini azaltması ve zamanının önemli bir bölümünü inzivaya çekilerek ibadet ederek ve düşünerek geçirmesi onun sohbet ve vaazlarına hasret kalan halkın bir kısmı tarafından tepki ile karşılandı ve bu durumdan sorumlu tuttukları Şems esrarengiz şekilde ortadan kayboldu veya öldürüldü.

Bir gün Mevlana’nın talebesi Hüsameddin Çelebi müritlerin dinlerini öğrenmek ve daha iyi anlamak için bir rehbere ihtiyaç duyduğunu belirtti. Mevlana bu isteği dikkate alarak düşüncelerini bu talebesine yazdırmaya başladı. Yıllar süren bu çalışma sonunda 25.700 beyitten oluşan Mesnevi adındaki kitaba dönüştü.  Kitap tamamlandıktan bir süre sonra 17 Aralık 1273 tarihinde Mevlana Hakkın rahmetine kavuştu.

Mevlana kendini ilahi aşka adamıştı. Bu nedenle ölmeden önce öleceği günü sevgilisi ile buluşma günü yani düğün günü olacağını söylüyordu. Bu nedenle Mevlananın vefat ettiği güne düğün günü manasına “ŞebiArus” denildi. Bu nedenle Mevlana’nın öğretileri çerçevesinde hareket eden Mevleviler bu günde ŞebiArus kutlamaları yaparlar.

Mevlana’nın düşünceleri bugün bile insanları etkilemeye devam etmektedir. Yazdığı Mesnevi hala okunmakta ve İslami kaynaklar arasındaki yerini korumaktadır.

Mevlana Rabbe aşk ile bağlıydı ve dinimizin bilinen şekil yönünün ahlaki çerçevede de yaşanması gerektiğini söylüyordu. Onun ahlak anlayışı gayrimüslimleri bile derinden etkilemiştir. Günümüz ahlaki hastalıklarından “Gösteriş Hastalığı”na karşı söylemiş olduğu “Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol!” düsturuna kim itiraz edebilir.

Mevlana Haftası coğrafyamızda yetişen bu değerli cevheri tanımak fikirlerini öğretmek ve insanlığa yaymak için güzel bir fırsattır. Günümüz şekilperest dünyanın Mevlana Celaleddin Rumi’den öğreneceği çok dersler vardır.